Otomotiv Lojistiği

Kategori: Sayı 17 | 0

Otomotiv lojistiğinde dört ana başlıktan söz etmek mümkündür. Bu dört ana başlık;

  • Üretim için hazır parça(komponent) lojistiği,
  • Üretim sonrası hedef pazarlara yönelik tamamlanmış ürün(otomobil) lojistiği,
  • Satış sonrasına yönelik yedek parça lojistiği
  • İkinci el otomobil lojistiğidir.

Şüphesiz ki otomotiv sektörü için lojistik faaliyetlerin önemi hayati değerdedir. Türkiye’de otomotiv üretimi artmakta ve bunun yanında otomobil ithalatı ve ihracatı da artış göstermektedir. Üçüncü taraf lojistik sağlayıcıları için lojistik yeni fırsatlar yaratmaktadır. Otomotiv sektöründe yapılan alan çalışmasında otomotiv tedarik zinciri yönetiminde dış kaynak kullanımı incelenmiş ve dış kaynak kullanımını etkileyen süreçlerin ortaya konması amaçlanmıştır.

Otomotiv Sanayi Derneği kayıtlarına göre; 2018 yılında Türkiye, yaklaşık 1.696.000 araç üretti, bunun 1.143.000 adedi binek otomobil ve gerisi hafif ticari araç oldu. Bazı yıllar düşmesine rağmen otomotiv sanayi büyüme rakamlarının her yıl arttığını izliyoruz. Bu büyüme paralelinde lojistik şirketler için de iş potansiyeli artmaktadır. İthal araçların getirilmesi, limanlarda elleçlenmesi, gümrüklü park alanlarına sevk edilmesi, gümrükleme işlemleri, “PDI” Sevk Öncesi Bakım operasyonları, satıcı bayilere sevk edilmesi, ihraç araçların limanlara taşınması, gemilere yüklenmesi, iç piyasaya satılacak araçların milli park alanlarına çekilmesi ve bölge bayilerine taşınması bitmiş otomobil lojistiğinin halkaları arasındadır.

Otomotiv sanayi bitmiş ürün kolunun yanında bağlı kolları olan yan sanayi ve yedek parça üretimi ile birlikte dünya ekonomisi içerinde büyük bir öneme sahiptir. Otomotiv tüm dünya da kullanım alanı olan, sürekli kendini yenileyen, eski ürünlerin de sirkülasyonu yoğun olan bir sektör olması sebebi ile yoğun sanayi üretimi süreçlerinden geçmektedir.

Sektörün önde gelen büyük sanayi kuruluşlarının bu yaygın talepleri karşılamak ve bu süreç içerisinde en uygun maliyetleri sağlamak için aldıkları kararlar ekonomik önceliklerin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

İkinci el araçların da büyük şehirlerden Anadolu şehirlerine sevk edilmesi tersine lojistik anlamında yeni bir iş kolu olarak ortaya çıkmaktadır. Otomotiv lojistiğinin bir sonraki adımı da servis ve bakım istasyonları için yedek parça sevkiyatlarıdır. Otomotiv yedek parçaları son derece zor olan bir lojistik operasyonudur.

Öncelikli olarak sanayi kuruluşlarının ekonomik ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile sektör bileşenlerinin yönlendirmeleri doğrultusunda kurulacak lojistik merkezler çok önemlidir. Lojistik merkezlerin sadece alandan ibaret olmadığını görerek, tüm nihai ürünlerin montajlanabileceği, montaj sonrası etiketlenme, test ve yazılım hizmetlerinin alınabileceği teknik imkânları oluşturmak daha sonra bu ürünlerin sevklerinin bölgelere göre en uyun taşıma modları ile sevklerinin sağlanacağı alanların ve imkânların oluşturulması şarttır.

Sektörün gelişimi, ömrünü tamamlamış araçların bir plan çerçevesinde çevre ve insan sağlığı bakımından parktan çekilmesi kapsamında gerekli altyapı çalışmalarına da yer vererek, otomotiv sektörünün üretimi dünyada batıdan doğuya kayarken ülkemizin global arenada rekabet üstünlüğünün gelişmesi bakımından ihtiyaç duyulan düzenlemelerin de yapılmasıyla da ilgilidir.

Geleceğe dönük hedeflerde Türkiye’nin konumunu korumak ve sağlamlaştırmak için dünya otomotiv endüstrisindeki yeni eğilimleri yakından incelemesi gerekiyor, daha güçlü bir otomotiv sektörü için inovasyonun desteklenmesi gerekiyor. Türkiye’nin konumu itibariyle önemli bir lojistik üstünlüğe sahip olduğu bir gerçektir, ülkemizin mevcut lojistik altyapısı da gelecekte üretimi ve ihracatı destekleyecek, sektörümüzün hedeflerine cevap vermeye devam edecek şekilde gelişimini sürdürmeli ve yeni yatırımları da destekleyecek şekilde adımlar atılmalıdır.

Türkiye’de otomotiv  üretimi her geçen yıl yüzdelik oranla artmakta ve bu artışa istinaden otomotiv-yedek parça taşımacılığı ve stoklanması da artmaktadır. Otomotiv sektörü tüm bağıl alanları ile birlikte, lojistiğin taşımacılık ve depolamadan ibaret olmadığını, bilgi lojistiğinin ve ürüne dair verilebilecek tüm hizmetlerin içinde barındığı bir kavram olduğunu bizlere göstermektedir. ,

Taşıma imkânları yanında katma değer sağlayacak hizmetlerin sağlanması otomotiv sektörü için lojistik bileşenlerinin karşılaması gereken önemli bir ihtiyaçtır. Türkiye’nin jeopolitik durumu birçok Avrupa ve Uzakdoğu markalarının yatırımları için istedikleri normlara uygundur. Doğu Avrupa ülkeleri ile Ortadoğu ve Kafkaslara kadar olan otomotiv-yedek parçaları ihracatı Türkiye’de istikrarını koruyabilen, güven duyulan ve bu sektörde kendini geliştirebilen firmaları hak ettikleri yerlere getirmelidir ve getirecektir.

 Elif Ünal 

İstanbul Üniversitesi Lojistik Kulübü Amfi Sorumlusu