Oplog

Kategori: Sayı 15 | 0

 

Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz kısa sürede hızla büyüyen , lojistiğe yepyeni, teknolojik bir bakış açısı getiren OPLOG kurucusu ve CEO’su sevgili Halit Develioğlu ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik…

Merhabalar Halit Bey sizi tanıyabilir miyiz?

OPLOG Operasyonel Lojistik’i 2013 yılında Ankara’da kuruldu. Faaliyete geçtiğimiz yer, hala çalışmalarımızı yürütüğümüz Bilkent Cyberpark Teknokent. Bunun, yenilikçi teknolojileri kullanma ve geliştirme konusuna ne kadar ciddiyetle baktığımızın bir göstergesi olmasının yanında ayrıca bir önemi daha var. Çünkü teknokentler bünyesinde kurulan ilk operasyonel lojistik şirketi biz olduk; bu çok önemli… Ancak OPLOG ile hep ilkleri gerçekleştirsek de kendisi başarılarımız anlamında ilk değil. Çünkü bizi OPLOG’a taşıyan önemli geçmişimiz var. Onu da şöyle özetleyebilirim.

2006 yılında ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra girişimciliğe tam zamanlı olarak yöneldim. Mezun olduğum yıl ilk şirketimi kurdum. Amacım sıra dışı bir şey yapabilmek ve hayatı teknolojiyle entegre ederek kolaylaştırmayı sağlamaktı. Bu şirket ile tedarik zinciri yönetimi alanında hem Türkiye hem de Avrupa’da birçok yazılım projesi gerçekleştirdik. 2010-2012 yılları arasında gerçekleştirdiğimiz yüzde 7417 büyüme ile 2013 yılında TOBB tarafından düzenlenen Türkiye 100 sıralamasında en hızlı büyüyen şirket seçildik. Aynı yıl, lojistiğe yepyeni, teknolojik bir bakış açısı getiren OPLOG Operasyonel Lojistik şirketini kurdum.

Endüstri 4.0’ın lojistik ayağı yani “Lojistik 4.0”ı nasıl tanımlarsınız?

Endüstri 4.0 çağı ile e-dönüşüm, tüm sektörleri olduğu gibi konvansiyonel lojistik sektörünü de etkisi altına almış durumda… Otonom sistemler, robotlar, drone’lar gelişip insan gücüne duyulan ihtiyacı giderek azaltıyor. Yapay zekâ çalışmaları her geçen gün daha da ilerlerken makinelerin öğrenme kabiliyetleri de artıyor. Nesnelerin interneti, bulut teknolojileri, Big Data ve hatta Blockchain gibi teknolojiler sektörlerin geleceğini tamamen farklı bir boyuta taşıyacak. Bu devrimsel teknolojilere ayak uyduramayanlar ise yerlerini daha dinamik ve teknolojik şirketlere bırakacak.

Lojistik maliyetlere ve müşteri memnuniyetine etkisi neler olacak?

Bu soruya kendi faaliyetlerimiz üzerinden direkt örneklerle cevap vermek isterim. Buna göre;

Operasyonel ekiplerimizle, teknoloji ekiplerimiz büyük bir uyum içinde çalışıyor, bunun yanına bir de teknolojik alt yapımız ile yönetilen depo operasyonlarımızı ekleyince, konvansiyonel lojistik şirketlerine oranla %30 daha verimli şekilde işlerimizi gerçekleştirebiliyoruz.

Ayrıca e-ticaret lojistiği alanında sunduğumuz depolama hizmetiyle, tüm operasyonel süreçlerini OPLOG’a outsource eden firmalar %50’ye yaklaşan oranda bir maliyet tasarrufu sağlarken, tüm yönetim konsantrasyonlarını kendi işlerini geliştirmeye ayırabiliyorlar.

Tüm operasyonlarımızı bulut üzerinden yönetiyor ve mobil uygulamalar üzerinden takip edebiliyoruz. Tüm bu teknolojileri operasyonel hizmet verdiğimiz müşterilerimizin de kullanımına sunuyoruz. Böylece ölçeklendirilebilir bir sisteme sahip oluyoruz, aynı zamanda en üst düzeyde veri güvenlii de sağlamış oluyoruz.

Bir diğer konu olan Endüstri 4.0 dönüşümü ise çok daha büyük verimlilik getirecek. Orta vadeli hedeflerimiz arasında bulunan ve depolarımızda verimiliği arttırmak ve ihtiyaç duyduğumuz operasyonel gücü ölçeklenebilir hale getirebilmek amacıyla geliştirmekte olduğumuz otonom depo robotlarımız var. Hızla büyüyen şirketimizin 2020 operasyonel iş gücü planlamasının %30’unu, OPLOG Robotik ve Yapay Zekâ departmanımız tarafından geliştirilen robotlar oluşturuyor. Bu robotlar, depolama operasyonlarında sipariş toplama sürecinde gerçekleşen zaman ve maliyet kalemlerini %50 oranında azaltıyorlar.

Bize şirketinizden bahsedebilir misiniz? Verdiğiniz hizmetler nelerdir?

Kuruluşumuzdan bugüne kadar geçen geçen dört yıl içerisinde çok hızlı bir gelişme gösterdik. Bu büyümenin global ölçekte de Deloitte gibi saygın kuruluşların da dikkatini çekmesinden gurur duyuyoruz.  Deloitte’un Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerini belirlediği Fast50 programı, kurumlara ulusal ve uluslararası düzeyde marka bilinirliği yaratma ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatları sunması bakımından çok önemli. Bu listede yer almak bile ciddi bir başarı sayılırken 2017 yılı listesinde, yüzde 4 bin 564 büyüme oranımız ile birinci olduk. Bundan bir ay sonra ise başta Avrupa olmak üzere Afrika ve Ortadoğu ülkelerindeki teknoloji şirketlerinin son 4 yıldaki büyüme oranları ile yarıştığı Deloitte Technology Fast500 EMEA programına katıldık. Bu programda ise ilk 20’de yer alan tek Türk şirketi olmayı başardık.

Teknoloji ve lojistik sektörünü bir araya getirdiğimiz OPLOG markasıyla, pazarın dinamik koşullarına teknolojiyle hız katarak daha fazla değer üretiyoruz. Lojistik tecrübemiz ve geliştirdiğimiz yazılımlarla tüm tedarik zinciri operasyonlarına, tasarruf ve verimlilikle birlikte global entegrasyon imkânı katarak akıllı çözümler sunuyoruz.

Teknokentte yer alan inovasyon merkezimizde, mühendis ekibimizle geliştirdiğimiz lojistik teknolojilerini, saha ve depolarımızdaki operasyonel ekibimiz aracılığıyla lojistik hizmetlerine dönüştürüyoruz. Bir dördüncü taraf lojistik (4PL) hizmet sağlayıcı olarak, ileri teknoloji sistemlerimiz aracılığıyla dünya devi firmalara depolama, dağıtım ve teslimat gibi lojistik hizmetleri vermekteyiz.

Ayrıca e-ticaret firmaları için özelleştirilmiş depolama, sipariş karşılama, katma değerli servisler gibi hizmetler sunarak bu firmaların lojistik operasyonlarına talibiz. Büyük ya da küçük tüm e-ticaret firmalarının operasyonel süreçlerini uçtan uca sistemlerimize entegre ediyor ve depolarımızda tüm operasyonel hizmetleri sağlıyoruz.

Tüm operasyonlarımızı bulut üzerinden yönetiyor ve mobil uygulamalar üzerinden takip edebiliyoruz. Tüm bu teknolojileri operasyonel hizmet verdiğimiz müşterilerimizin de kullanımına sunuyoruz. operasyonel ekiplerimizle, teknoloji ekiplerimiz büyük bir uyum içinde çalışıyor, bunun yansımasını da operasyonel sonuçlarımızda görüyoruz. Dünyanın önde gelen firmalarından bir tanesi olan müşterimizin yıllık depo sayım sonuçlarında “0” hata ile büyük bir başarı yakaladık. Her gün mal kabulunu yaptığımız ve sevk ettiğimiz 10 binlerce ürün trafiğini düşündüğünüzde bu başarının önemini anlamlandırabilmek daha mümkün olacaktır.

Ayrıca e-ticaret lojistiği alanında sunduğumuz depolama hizmetiyle, tüm operasyonel süreçlerini OPLOG’a outsource eden firmalar %50’ye yaklaşan oranda bir maliyet tasarrufu sağlarken, tüm yönetim konsantrasyonlarını kendi işlerini geliştirmeye ayırabiliyorlar.

OPLOG Lojistik olarak teknolojiyi son derece iyi kullanan bir şirketsiniz.Peki bu teknoloji kullanımı veya dönüşümünü sağlayamayan şirketleri gelecekte neler bekliyor?

Türkiye’de lojistik sektörüne baktığımızda geleneksel lojistik firmalarının teknolojiye adapte olma çabalarını gözlemliyoruz. Bu durum tersine okunduğunda önemli bir fırsat sunduğunu düşünüyorum. Gelişimin, teknolojiye ayak uydurmaya çalışan lojistik firmalarından ziyade lojistiğe odaklanan teknoloji firmaları ile gerçekleşeceğine inanıyorum. Örnek vermek gerekirse dünyada taksi sektöründe gelişim sektörün kendi içinden çıkamamış, UBER gibi bir teknoloji firması tarafından gerçekleşmiştir.

Gerek depolama gerekse taşımacılık olsun, lojistik sektörünün dönüşümü OPLOG gibi teknoloji firmaları tarafından gerçekleştirilecek. Geleceğe yolculuk çoktan başladı bile…

 

Biz öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

Girişimci yanınızı asla hafife almayın büyük bir atılım yapmak için tutkunuzu kullanın ve çok çalışın. Girişimcilik bir dağa tırmanmak gibidir, bu zorlu yol gözünüzü korkutmasın. Biz sektöre girerken önümüzde çok büyük ve tecrübeli markalar vardı ama pes etmedik. Şu anda global markalara e-lojistik, depolama ve sipariş karşılama hizmetleri sağlıyoruz. Bunları tamamen kendi ürettiğimiz yazılımlarla gerçekleştiriyoruz. O yüzden sektördeki liderlerin varlığı sizi ürkütmemeli. Profesyonel iş ağlarında hesaplarınız olsun. Ürünlerinize talep var mı onu değerlendirin ve mutlaka erişilebilir olun.”

Bir fikriniz varsa mutlaka ortaya bir ürün koymalısınız, dürüstlük ön planda olmalı ve maliyet analizini doğru yapılmalısınız. Artılarının yanında mutlaka eksilerini de belirtmek, işler olumsuz ilerlediğinde kurtarıcı bir plana sahip olmak ve iyi gittiğinde de ona göre aksiyon alabilmek şart. Girişimciliği kolay para kazanma yolu olarak, KPSS’yi de kaçış yolu olarak görmeyin, üniversiteye hazırlanırken ve okurken dahi sürekli üretin” dedi.

Sevim Tuğtekin

Logistical Dergi Editörü