Mezunlar Köşesi: Emre Yavuz Karaismail

Kategori: Sayı 23 | 0

Sektöre Açılan Kapı: Lojistik Kulübü

Bazı yerler vardır; kapısından sıradan bir öğrenci olarak girer, çıkarken bambaşka bir vizyonla ayrılırsınız. Ben, İstanbul Üniversitesi Ulaştırma ve Lojistik Fakültesi’nin koridorlarında tam da böyle bir kapıyla karşılaştım: Lojistik Kulübü.

2012 yılında; kulüp faaliyetlerine, üniversite dinamiklerine ve sektör iletişimine dair henüz bir fikri olmayan biri olarak o kapıdan içeri adımımı attım. Ancak ayrılırken; konferanslar düzenleyebilen, teknik geziler organize eden, süreli yayın çıkarabilen ve sektörün her kademesinden yöneticiyle profesyonel diyalog kurabilen bir bireye dönüşmüştüm. Bu yazıyı kaleme alırken amacım sadece nostalji yapmak değil; o yılların bize kattığı kazanımları, kulüp faaliyetlerinin teorik bilgiyi nasıl somut bir pratik zemine taşıdığını ve bir öğrenci topluluğunun nasıl gerçek bir sektör köprüsüne dönüştüğünü aktarmaktır.

Bugün bu satırları okuyan eski kulüp arkadaşlarıma selamlarımı iletiyorum. Kulübün yeni üyelerine ise şunu hatırlatmak isterim: Elinizde tuttuğunuz bu derginin her sayfasında, size devredilen köklü bir miras var.

Türkiye’nin İlk Lojistik Kulübü: Nereden Nereye?

İstanbul Üniversitesi Lojistik Kulübü, 2002 yılında kurulmuş olup o günden bu yana Türkiye’nin bu alandaki ilk öğrenci kulübü olma unvanını gururla taşımaktadır. Lojistik eğitimi veren ilk üniversitenin bünyesinde doğan kulüp, sektörün öncü isimleriyle öğrencileri aynı çatı altında buluşturma misyonunu her zaman önceliği kılmıştır.

Biz fakülteye adım attığımızda, kulüp zaten on yıllık bir birikime sahipti. Lojistik Zirvesi, Logistical Dergisi, teknik geziler ve fuar katılımları; zamanla birer öğrenci etkinliği olmanın ötesine geçerek sektörde tanınan birer marka haline gelmişti. Kulübün misyonu sadece kâğıt üzerinde kalmamış; okulda öğrendiğimiz teorik bilgileri pratiğe dökebildiğimiz, yaşayan ve nefes alan dinamik bir yapıya evrilmişti. Kulübün en büyük gücü, her yeni dönemde bir adım ileri taşınan bu kurumsal kültürüydü. Kimse sürece sıfırdan başlamak zorunda kalmadı; bir önceki ekibin tecrübesi, sözlü bir kültür gibi nesilden nesle aktarıldı. Ben de bu kıymetli aktarımın hem alıcısı hem de taşıyıcısı olma şansını yakaladım.

Lojistik Zirvesi: Organizasyonun Mutfağı

Öğrencilik yıllarımın en parlak anılarından biri, hiç kuşkusuz Lojistik Zirvesi hazırlıklarına aittir. Her yıl geleneksel olarak düzenlenen bu etkinlik, kulübün hem vitrini hem de motor gücüydü. Sektörün üst düzey isimlerini fakülteye taşıyan bu zirve; bizler için sadece bir dinleme fırsatı değil, gerçek bir “organizasyon okulu” niteliğindeydi.

Kendi dönemimde, 2015-2016 yıllarında T aha Kargo ve DHL Express sponsorluğunda gerçekleştirilen 13. Lojistik Zirvesi’nde, dönemin THY Genel Müdürü Temel Kotil’i ağırlamıştık. Havayolu sektörünü ve Türk Hava Yolları’nın vizyonunu bizzat kendisinden dinlemek, biz öğrenciler için ufuk açıcı bir deneyimdi. Zirvenin arka planında ise haftalarca süren titiz planlamalar, sponsorluk görüşmeleri, konuşmacı davetleri ve lojistik koordinasyon gibi onlarca kritik detay yatıyordu. Bugün profesyonel iş hayatımda bir projeyi yönetirken doğal bir refleksle kullandığım birçok becerinin temeli, ilk kez orada atıldı. Geçen yıllar; zirve çalışmalarının bana, hiçbir ders kitabının tek başına veremeyeceği kadar geniş bir perspektif kazandırdığını fark etmemi sağladı.

Teknik Geziler: Sektörle Erken Temas

Kulübün en değerli faaliyetlerinden biri de teknik gezilerdi. Liman ve havalimanlarını ziyaret ettiğimizde; apron, acente ve antrepo gibi kavramlar bizim için sadece ders notu olmaktan çıkıp ete kemiğe bürünmüştü. Süreçlerini yerinde gözlemlemek, operasyonun içinde o havayı solumak çok kıymetli bir tecrübeydi.

Bu gezilerin en büyük katkısı, sektörle erkenden temas kurmamızı sağlamasıydı. Henüz 2. veya 3. sınıftayken bir firmanın üst düzey yöneticisiyle aynı masada bulunmak ve onlarla diyalog kurabilmek, eğitici bir staj gibiydi. Mezun olduğumuzda o firmaların kapısını, sıradan bir adaydan ziyade süreçleri tanıyan bir aday olarak çalıyorduk.

Logistical Dergisi: Bir Editörün Gözünden

Logistical Dergisi için, İstanbul Üniversitesi Lojistik Kulübünün canlı hafızası desek yanılmayız. Dergi; akademik makalelerden sektör röportajlarına, lojistik haberlerinden kulüp faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan, tamamen öğrenci emeğiyle hayat bulan bir yayın. Aynı zamanda geçmişe hatıra, iz ve kanıt bırakan büyük bir kayıt defteri diyebiliriz.

Dergiyi okuduğunuzda o yıla ait üniversite, öğrenciler ve sektörün durumu hakkında bilgi, farkındalık elde ediyorsunuz. Fakülte ve kulüp için geçmişini detaylı görmenin bir anahtarı gibi. Bizden önceki kuşakların faaliyetlerini, hatıralarını öğrenmek için bir başucu kitabı Logistical. Hala bu geleneğin başarılı bir şekilde devam ediyor olması beni oldukça mutlu ediyor.

2016 yılında Logistical’ın 13. sayısının editörlüğünü ve kapak tasarımını üstlendim. Derginin kapak tasarımını halen çok beğendiğimi söyleyebilirim. Bu konuda mütevazı olamayacağım.

Editörlük sürecinin bana öğrettiği en değerli şey; bir metni yazmanın başlamak olmadığını, bitirmenin ise yeterli olmadığını anlamaktı. Derginin sorumluluğunu almak, içeriğin bütünlüğünü sağlamak, görsel tasarımla metni dengelemek… Bunlar salt teknik beceriler değil; sahiplenme ve titizlik gerektiren işler.

Proje yönetimini öğrenmek için dergi çalışmalarının biçilmiş bir kaftan olduğunu yaşayarak öğrendim.Bu yüzden şu anki kulüp üyelerimize ve gelecekteki üye arkadaşlarımıza dergi çalışmasına katılmalarını şiddetle öneriyorum.

Fuar Koridorlarında Profesyonelliğe İlk Adım

Her yıl katıldığımız Logitrans Lojistik Fuarı, benim için her zaman özel bir anlam ifade etmiştir. Sektörün tüm dinamizmiyle bir araya geldiği bu ortamda, kulüp standımızı yönetirken hem bir öğrenci hem de sektörün bir parçası olduğumuzu derinden hissediyorduk. Paydaşlarla kurulan yoğun diyaloglar ve stand yönetimi, hepimiz için adeta profesyonel bir workshop niteliğindeydi.

Sonraki Nesillere Not

Kulüp faaliyetleri her zaman bir özgeçmişe yazılan satırlardan çok daha fazlası olmuştur.

Organizasyon yönetimi, sponsorluk süreçleri, kurumsal iletişim, medya yönetimi ve içerik üretimi gibi çalışmaların her biri her birimize profesyonel beceriler kazandırdı. Daha da önemlisi; birlikte çalışmayı, sorumluluk paylaşmayı, kriz yönetimini ve ortak bir hedefe bakmayı öğrendik.

O ekipten bugün havacılıktan tedarikçi firmalara kadar sektörün pek çok farklı dalında başarıyla görev yapan çok değerli arkadaşlarım var. Hepimizin ortak paydası; mezun olmadan önce sektörle yüzleşmiş ve o güveni kazanmış olmamızdır.

Kulübe üye olun ya da olmayın; ama mutlaka bir etkinliğin parçası olun ve görev alın veya bir firmayı ziyaret edin. Sektörü sadece sınıfın dışından değil, bizzat içinden görün. Ben o kulüpte sadece bir dergi çıkarmadım; ilk kez bir sorumluluğu tam anlamıyla sırtlandım, sektörün profesyonelleriyle aynı masaya oturdum ve bir projeyi ekiple beraber başarıyla nihayete erdirdim. En önemlisi, daha mezun olmadan kendime şu cümleyi kurabildim: “Bu sektörde yabancı değilim.”

Emre Yavuz Karaismail

Turkish Cargo – Cargo Claim & Compensation Supervisor