Merhaba Arkadaşlar ,
Ben Eda İşler ,
Fakültemizin 2023 yılı mezunu aynı zamanda köklü kulübümüzün eski başkanlarından biriyim.
İnsan hayatındaki bazı dönemler var ki üzerinden yıllar geçse bile hafızasında özel bir yer tutar. Üniversite yılları da çoğu insan için tam olarak böyle bir dönemdir. Çünkü üniversite yalnızca akademik bir eğitim süreci değil; aynı zamanda insanın kendisini tanımaya başladığı, sorumluluk almayı öğrendiği ve geleceğine dair ilk gerçek adımlarını attığı bir yolculuktur.
Benim için İstanbul Üniversitesi Ulaştırma ve Lojistik Fakültesi tam olarak böyle bir yolculuğun başlangıç noktası oldu.
Üniversiteye ilk başladığım günleri düşündüğümde aklıma gelen ilk şey merak ve belirsizlik oluyor. Yeni bir ortam, yeni insanlar ve henüz nasıl şekilleneceğini bilmediğim bir gelecek… O günlerde üniversitenin bana neler katacağını tam olarak öngörmem mümkün değildi. Ancak zaman geçtikçe anladım ki üniversite hayatı yalnızca derslerden, sınavlardan ve akademik başarılardan ibaret değil. Asıl değerli olan şey, bu süreçte kazanılan deneyimler ve insanın kendisiyle kurduğu ilişki.
Ulaştırma ve lojistik alanı, doğası gereği hareketin, planlamanın ve koordinasyonun merkezinde yer alan bir disiplin. Malların, bilgilerin ve süreçlerin doğru zamanda doğru noktaya ulaşmasını sağlayan büyük bir sistemin parçası. Üniversite hayatına geriye dönüp baktığımda bu alanın aslında hayatın kendisiyle güçlü bir benzerlik taşıdığını düşünüyorum. Çünkü hayat da çoğu zaman doğru kararları doğru zamanda alabilmek, farklı değişkenleri yönetebilmek ve yolculuğun kendisini anlamlandırabilmekle ilgili.
Bu yolculuğu benim için anlamlı kılan çalışmaları oldu.
Üniversite yıllarında öğrenci kulüpleri, akademik hayatın ötesinde farklı deneyimler kazanabileceğimiz önemli alanlar yaratır. Ben de bu süreçte kulübümüzde önce genel sekreterlik, ardından da kulüp başkanlığı görevlerini üstlenme fırsatı buldum.
Bu görevler yalnızca bir unvan ya da sorumluluk alanı değildi. Aynı zamanda ekip çalışmasını öğrenmek, farklı fikirleri bir araya getirmek ve ortak bir hedef doğrultusunda hareket edebilmek için önemli bir deneyim alanıydı. Bir etkinliğin planlanmasından konuşmacılarla iletişime, ekip arkadaşlarıyla koordinasyondan organizasyon sürecine kadar pek çok farklı aşamada aktif rol almak; teoride öğrenilen pek çok kavramın pratikte nasıl hayat bulduğunu görmemi sağladı.
Bir fikrin küçük bir düşünceden başlayıp somut bir etkinliğe dönüşmesi, birlikte çalışan bir ekibin ortaya koyduğu emeğin görünür hale gelmesi ve paylaşılan bir hedef doğrultusunda ilerlemek… Tüm bunlar üniversite yıllarının en öğretici deneyimleri arasında yer alıyor.
Kulüp faaliyetleri aynı zamanda sektörle temas kurma fırsatı da sağladı. Alanında deneyimli profesyonellerle tanışmak, onların deneyimlerini dinlemek ve sektördeki gelişmeleri daha yakından takip etmek; üniversite eğitiminin teorik çerçevesini gerçek dünya ile buluşturan önemli anlar yarattı.
O dönemlerde belki yoğunluk içinde fark edilmeyen pek çok deneyim, mezuniyet sonrasında geriye dönüp bakıldığında çok daha anlamlı hale geliyor.
Bugün geriye dönüp baktığımda üniversite yıllarının bana kazandırdığı en önemli şeylerden birinin merak duygusunu kaybetmemek olduğunu düşünüyorum. Çünkü değişen ve gelişen bir dünyada ilerlemenin en önemli yolu öğrenmeye açık kalmaktan geçiyor.
Çünkü üniversite yalnızca bilgi edinilen bir yer değil; aynı zamanda insanın bakış açısını genişleten, düşünme biçimini geliştiren ve onu hayata hazırlayan bir süreç. Mezuniyet sonrasında başlayan profesyonel hayat ise bu yolculuğun yeni bir aşamasını temsil ediyor.
Üniversitede öğrenilen teorik bilgiler ve kazanılan deneyimler, iş hayatında karşılaşılan gerçek süreçleri anlamlandırmak için güçlü bir temel oluşturuyor. Ancak profesyonel hayata adım attığınızda fark ediyorsunuz ki öğrenme süreci aslında hiçbir zaman tamamlanmıyor. Aksine, mezuniyet çoğu zaman öğrenmenin yeni bir biçimde devam ettiği bir dönemin başlangıcı oluyor.
Ulaştırma ve lojistik sektörü bu açıdan oldukça dinamik ve sürekli gelişen bir alan. Küresel ticaretin genişlemesi, teknolojik dönüşümler ve tedarik zincirlerinin giderek daha karmaşık hale gelmesi; bu sektörde çalışan herkesin sürekli olarak yeni şeyler öğrenmesini gerektiriyor.
Profesyonel hayatta bu sistemin bir parçası olduğunuzu görmek, üniversite yıllarında öğrendiğiniz pek çok bilginin aslında ne kadar önemli olduğunu fark etmenizi sağlıyor.
Bununla birlikte iş hayatı yalnızca teknik bilgiyle ilgili değildir. İletişim kurabilmek, ekip içinde uyum sağlayabilmek, sorumluluk alabilmek ve farklı bakış açılarını değerlendirebilmek de en az teknik bilgi kadar önemlidir.
Bu noktada üniversite yıllarında kazanılan deneyimlerin değeri daha net anlaşılır. Kulüp çalışmalarında edinilen ekip deneyimi, birlikte karar alabilme becerisi ve sorumluluk üstlenme alışkanlığı; profesyonel hayatta karşılaşılan birçok durumda önemli bir avantaj sağlar.
Her yeni deneyim, her yeni insan ve her yeni süreç aslında insanın kendisini biraz daha geliştirmesine katkı sağlıyor. Belki de bu yüzden üniversite yılları yalnızca bir eğitim dönemi olarak değil, hayatın yönünü belirleyen önemli bir geçiş süreci olarak görülmeli.
Bugün fakültemizde eğitimine devam eden öğrencilere en önemli önerim üniversite yıllarınızı sadece akademik bir süreç olarak görmeyin. Dersler elbette önemli, ancak üniversite hayatını değerli kılan şey çoğu zaman derslerin dışında yaşanan deneyimlerdir.
Kulüp çalışmalarına katılmak, yeni insanlarla tanışmak, fikir üretmek ve sorumluluk almak; bu yılları çok daha anlamlı hale getirir.
Çünkü yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda hatırlayacağınız şeyler çoğu zaman sınav notları değil, birlikte üretilen fikirler, paylaşılan anılar ve kurulan dostluklar olacaktır.
Bugün İstanbul Üniversitesi Ulaştırma ve Lojistik Fakültesi’ne baktığımda, bu kurumun bana yalnızca akademik bir bilgi birikimi değil; aynı zamanda düşünmeyi, sorgulamayı ve sorumluluk almayı öğreten bir bakış açısı kazandırdığını görüyorum.
Ve belki de üniversite yıllarını en iyi anlatan şey şu:
Hayatta bazı yolculuklar vardır; insan o yoldan ayrıldıktan sonra bile o yolculuk onun içinde yaşamaya devam eder. İstanbul Üniversitesi’nde başlayan bu yolculuk da benim için tam olarak böyle bir anlam taşıyor. Çünkü bazı yollar vardır ki insanı yalnızca bir noktadan başka bir noktaya götürmez. Aynı zamanda onu dönüştürür. Bu yolculukta öğrenmeye, gelişmeye ve kendimizi ileri taşımaya devam ettiğimiz sürece, aslında hiçbir zaman gerçekten “mezun” olmuyoruz.
Umarım okuyan herkes kendi yolculuğundan küçük de olsa bir parça bulabilmiştir.
Eda İşler
Origin – Air Pricing Specialist