ÖMER KARAHAN İLE RÖPORTAJ

Kategori: Sayı 23 | 0

1. Bize kendinizden ve çalıştığınız firmadan bahseder misiniz?

Ben Ömer Karahan. Karahan Lojistik’in yöneticisiyim. Firmamız; uluslararası kara, deniz ve hava taşımacılığı, antrepoculuk ve depolama hizmetleri ile birlikte, uzun yıllardır Çin’de fiilen faaliyet gösteren sayılı Türk lojistik firmalarından biridir. Çin’in üç farklı stratejik bölgesinde ofis ve depo yapılanmamız bulunmaktadır. Çin–Türkiye–Avrupa hattında entegre karayolu taşımacılığı çözümleri sunmakta ve Çin’in tüm bölgelerine operasyonel hâkimiyetle hizmet vermekteyiz.

2. Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği ulaştırma koridorlarını firmanız açısından stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendiriyor musunuz? Neden?

Firmamız açısından Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği ulaştırma koridorları, operasyonel esneklik ve rekabet gücü açısından stratejik bir avantaj sunmaktadır. Karahan Lojistik olarak Çin–Türkiye–Avrupa hattında faaliyet göstermemiz nedeniyle, Orta Koridor’un güçlenmesi ve özellikle Azerbaycan– Kazakistan arasında Ro-Ro ve Hazar geçiş servislerinin artması bu hattı firmamız için daha planlanabilir ve etkin hale getirmiştir. Buna ilave olarak, İran üzerinden geçen Güney Koridoru güzergâhı, mevcut kısıtlamaların kalkması halinde özellikle kara taşımalarında firmamız açısından yeniden rekabetçi bir alternatif oluşturabilir. Bu çoklu koridor yapısı, Karahan Lojistik’in jeopolitik risklere karşı esnek ve sürdürülebilir taşıma çözümleri geliştirmesine imkân tanımaktadır.

3. Türkiye’nin coğrafi konumunun gümrük süreçlerine etkisi sizce operasyonel kolaylık mı, yoksa ilave riskler mi barındırıyor?

Coğrafi konum tek başına avantajdır; ancak bu avantajın operasyonel kolaylığa dönüşmesi, gümrük süreçlerinin öngörülebilirliğiyle doğrudan ilişkilidir. Aksi durumda yoğun transit trafiği, sınır kapılarında bekleme, teminat ve kontrol risklerini artırabilmektedir.

4. Türkiye, ulaştırma koridorlarında gümrük süreçlerini nasıl daha rekabetçi bir hale getirmeyi planlıyor?

Dijitalleşme, risk analizi temelli kontrol mekanizmaları ve ön beyan–ön kontrol uygulamaları bu yönde atılmış doğru adımlardır. Ancak esas rekabetçilik, sahadaki uygulamanın mevzuatla birebir uyumlu ve yeknesak olmasıyla sağlanabilir.

5.Türkiye’deki gümrük mevzuatının, uluslararası ulaştırma koridorlarıyla uyum düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mevzuat metinleri büyük ölçüde uluslararası normlarla uyumludur. Sorun, mevzuattan ziyade uygulama farklılıkları ve idareden idareye değişen yorumlardır. Bu durum koridor mantığıyla çelişmektedir.

6.Sınır kapılarında uygulanan gümrük prosedürleri, koridorların etkin kullanımını yeterince destekliyor mu?

Kısmen. Bazı kapılarda süreçler hızlanmış olsa da, özellikle yoğun kapılarda tam tespit, teminat ve sevk uygulamaları koridor verimliliğini düşürebilmektedir.

7. Transit taşımacılıkta karşılaşılan gümrük kaynaklı sorunlar, firmaların rota tercihini etkiliyor mu?

Kesinlikle. Transit taşımacılıkta süre ve öngörülebilirlik esastır. Gümrük kaynaklı belirsizlikler, firmaları alternatif rotalara yönlendirebilmektedir.

8. Dijital gümrük uygulamaları (e-belge, e-TIR, e-CMR vb.) koridor taşımalarında operasyonel verimliliği ne ölçüde artırıyor?

Doğru uygulandığında ciddi katkı sağlar. Ancak dijital sistemlerin manuel uygulamalarla desteklenmeye devam etmesi, beklenen verim artışını sınırlamaktadır.

9. Yapay zekâ destekli risk analizi ve kontrol sistemlerinin, gümrük işlemlerinde hız ve güvenlik dengesini sağladığını düşünüyor musunuz?

Evet, prensip olarak doğru bir yaklaşımdır. Ancak sistemlerin sürekli güncellenmesi ve sahadaki personelin bu sistemlere uygun şekilde yönlendirilmesi gerekmektedir.

10. Türkiye’nin gümrük dijitalleşme seviyesi, rakip transit ülkelerle kıyaslandığında hangi noktadadır?

Teknik altyapı açısından önemli bir seviyeye gelmiştir. Uygulama tutarlılığı bakımında değerlendirildiğinde halen bazı ülkelerin gerisinde kalabilmektedir.

11. Uluslararası taşımacılıkta Gümrük Birliği modernizasyonu lojistik koridorlar açısından neden önemli?

Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, transit ticaretin önündeki belirsizlikleri ve teknik engelleri azaltacak; Türkiye’yi daha güçlü bir lojistik merkez haline getirecektir.

12. Cilvegözü ve Öncüpınar gümrük kapılarında 24 saat hizmet uygulaması ne gibi avantajlar sağladı?

Transit sürelerinde azalma ve zaman maliyetlerinde düşüş sağlamıştır. Ancak altyapı ve personel kapasitesi bu uygulamayla paralel geliştirilmelidir.

13. Türkiye–Suriye ticaretinde gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması, orta koridor bağlantılarına nasıl yansıyor?

Bölgesel ticaretin canlanması, Türkiye’nin çok yönlü transit merkez olma iddiasını güçlendirmektedir.

14. Karahan Lojistik, Türkiye’nin stratejik ulaştırma koridorlarında gümrük süreçlerini nasıl konumlandırıyor?

Firmamız yalnızca ulusal mevzuatın bir gereği olarak değil, küresel tedarik zincirlerinin sürekliliğini ve güvenilirliğini sağlayan kritik bir entegrasyon alanı olarak konumlandırmaktadır. Bu çerçevede firmamız, gümrük süreçlerini taşıma modlarından ve ülkelerden bağımsız, uçtan uca lojistik zincirin ayrılmaz bir bileşeni olarak ele almakta; Çin, Türkiye ve Avrupa hattında farklı gümrük rejimleri ve uygulamaları arasında operasyonel uyum ve standartlaştırma sağlamayı hedeflemektedir. Karahan Lojistik için gümrük yönetimi; hız, öngörülebilirlik ve mevzuata tam uyum ilkeleri etrafında şekillenmekte olup, stratejik koridorlarda transit sürelerini optimize eden, riskleri minimize eden ve müşteriye sürdürülebilir rekabet avantajı sunan bir değer alanı olarak görülmektedir. Bu yaklaşım sayesinde Türkiye, firmamızın küresel operasyonlarında yalnızca bir geçiş noktası değil, çok modlu ve yüksek katma değerli bir lojistik merkez olarak konumlandırılmaktadır.

15. Günlük operasyonlarınızda, Türkiye’de gümrük işlemlerinin hız ve öngörülebilirlik açısından geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dijitalleşme ilerlemiş olsa da öngörülebilirlik hâlen yeterli seviyede değildir. Operasyonel planlama çoğu zaman saha uygulamalarına bağlı kalmaktadır.

16. Sınır kapılarında yaşanan bekleme süreleri ve altyapı sorunları, teslimat performansınızı nasıl etkiliyor?

Teslim sürelerini uzatmakta ve özellikle uluslararası müşteriler nezdinde Türkiye rotasının risk algısını artırmaktadır.

17. Uluslararası müşterilerinizin Türkiye gümrüklerine bakış açısı nasıl?

Türkiye’yi stratejik bir geçiş ülkesi olarak görüyorlar; ancak uygulama farklılıkları nedeniyle temkinli yaklaşım söz konusudur.

18. 2025 yılı mevzuat değişiklikleri ve Yeşil Mutabakat düzenlemelerinin etkileri neler oldu?

Karbon ayak izi, izlenebilirlik ve raporlama yükümlülükleri artmıştır. Bu durum lojistik firmalarını daha planlı ve şeffaf çalışmaya zorlamaktadır

19. Karahan Lojistik’in önümüzdeki süreçte gümrük ve mevzuat tarafında öncelikli stratejik adımları nelerdir?

Dijital uyumun artırılması, Çin–Türkiye–Avrupa hattında entegre transit çözümlerinin geliştirilmesi ve gümrük süreçlerinde proaktif mevzuat takibi temel önceliklerimizdir.

 

Ömer Karahan

Karahan Lojistik Yöneticisi